Türkçe
Dalga Kesen
Bir karakter, savaş alanında olduğu her 4 saniye için %6 daha fazla Hasar verir ve %3 daha fazla Hasar alır. Bu etki 5 kademeye kadar birikir, karakter savaş alanından çıktığında kademeler sıfırlanmaz ama karakter Hasar aldığında 1 kademe eksilir.
Kullanan Karakterler — Çift Elli Kılıç
Hikâye
Büyük bir deniz canavarının omurgasından yapılan bu büyük kılıçtaki ürkütücü kemik parçalarının her biri başlı başına bir masaldır. Geçmişte denizciler, böyle canavarların kemiklerini gemi başı olarak kullanırdı. Bunları kullanarak açık denizde yaşayan ve karadakilere imrenen canavarları korkuturlardı. Kadim geçmişin fırtınalı okyanuslarında, denize açılanlardan genellikle bir daha haber alınamazdı. Günümüzün gamsız denizci şarkıları, uzun yıllar önce insanları hüzünlü bir sessizlik içinde bırakan veda ezgileriydi. O günlerde, bir yolculuğa çıkmadan önce içip eğlenmekten hoşlanan büyük kılıç kullanıcısı bir kaptan vardı. İnsanlar onu sorguladığı zaman gülüp şöyle derdi: "Kendimi bilirim ben. Şarap ve şarkı nedir ki benim için? Merak etmeyin. Deniz ve rüzgar uygun olduğunda..." Derdi ve asla bu cümlesini bitirmezdi. Yalnızca kadehini kaldırır ve herkese birer içki daha söylerdi. Derken, denizin de rüzgarın da uygun olduğu gün nihayet geldi ve büyük gemi yelken açtı. Puslu denizin derinlerine, koyu dalgaların ötesine, deniz yaratıklarının kaynadığı okyanusa doğru gitti. Sonunda ne şarkı söyleyen denizci ne de onun gemisi, dağlarla çevrili limana geri döndü. Günler sonra, derinlerde yaşayan bir deniz canavarının cesedi dalgalarla kıyıya vurdu. Kılıçla açılmış büyük bir yarıktan bembeyaz bir kemik parlıyordu. Canavarın kanı çoktan kurumuştu. "Deniz ve rüzgar uygun olduğunda denize gideceğim, dalgaların şarkısıyla büyülenen kızın intikamını alacağım." "Peki, ya balıklarla uyursam? Böylece şarkılarımı onun yaşadığı derinlere ulaştırabilirim." Günümüzde, denizler artık fırtınalardan çıkan ve dalgalarda yıkım yaratan dev yaratıkların istilası altında değil. Deniz canavarlarının iskeletlerini gemi pruvasına koyma uygulaması da canavarların yok olmasıyla birlikte tarihe karıştı. Yine de bazen, uzaklara yelken açan biri, derinliklerde gürleyen yıldırımın tüyler ürpertici sesini hâlâ duyabilir.