Türkçe
Asi Sancak Marşı
"Milenyum Hareketi" koleksiyonunun rüzgarla birlikte hareket eden bir parçası. Saldırıyı %16 artırır, Normal ve Yüklü Saldırılar düşmanlara isabet ettiğinde karakter bir Fısıltılar Mührü kazanır. Bu etki 0,3 saniyede bir uygulanabilir. 4 adet Fısıltılar Mührüne sahip olduğunda, mühürlerin tamamı kullanılır ve çevredeki tüm grup üyeleri 12 saniyeliğine "Milenyum Hareketi: Sancak Marşı" kazanır. "Milenyum Hareketi: Sancak Marşı" ile Normal Saldırı Hızı %12, Saldırı %20 artar. Bu etki tetiklendikten sonra 20 saniye boyunca Fısıltılar Mührü kazanılamaz. "Milenyum Hareketi"nin etkileri arasından aynı türde güçlendirmeler birbirine eklenmez.
Kullanan Karakterler — Çift Elli Kılıç
Hikâye
Bir zamanlar şöyle bir popüler halk şarkısı vardı: "Verebileceğin tüm parayı ver ozana," "Gönder buketini o çok güzel kadına," "Öyle keskin bir şarap iç ki gözlerin sulansın," "Geçip giden düne iç, şafakla gelen yarın için söyle şarkını." Şarkıların ve müziğin rüzgarla yayıldığı diyardaki insanların ruhu neşeli ama hassastır. Geçmiş dönemlerde, tiran Decarabian'ın ve iktidardaki aristokratların, belli başlı akorlarla melodileri yasakladığı söylenir. Bunun nedeni ise zeki insanların, ozanların ve şarkıcıların yaptığı müziğin ardındaki direniş ruhunu hissedebilmesiymiş. Ayrıca şarkılar, eskiden asilerin iletişim yolu olarak da kullanılırmış. Aristokrasinin iktidarda olduğu dönemde, Rüzgar Hükümdarı'na hürmet eden Kilise ikiye bölünmüştü. Bir tarafta lordların sofrasında yemek yiyen ve ilahiler yazdıkları hükümdarın heykellerini lordlarla birlikte deviren ruhbanlar varmış. Diğer tarafta ise hiçbir dini görevi olmadan sokaklarda, şarap mahzenlerinde ve surların ötesindeki dünyada dolaşan azizler varmış. Bu azizler ucuz içki içermiş, halkın arasında dolaşan özgün kutsal yazmalarla ve rüzgarların onlara ilettiği sözlerle köleleri ve avam halkı kutsarmış. Bunları yaparken de yasak şarkılar ve şiirler yazarlarmış. Yabancı bir ülkenin gladyatörü, yeniden uyanan Rüzgar Hükümdarı'yla birlikte meydana çıkıp isyan bayrağını çekince, İsimsiz Çoban olarak bilinen yaşlı aziz, Favonius Kilisesinin gerçek müritlerini harekete geçirmiş. Başka birçok kişiyi de yanına katarak bu zümrüt çayırlarda kan dökmüş. Birlikte ulusu kurtarmak için toplanarak, eski bir halk şarkısının bugüne kadar hiç söylenmeyen yarısını haykırmışlar: "Savaş uğruna canını verecekler için ayır keskin çeliğini," "Hazırla hırsızlar için darağacını," "Keskinleştir pas tutmuş oklarını," "Çünkü müzik sesi geldiğinde vuracağız canavarları."