Türkçe
Kanunun Dengesi
Kuşanan karakter bir Element Becerisi kullandıktan sonra 12sn boyunca Element Ustalığı 120 artar.
Kullanan Karakterler — Yay
Hikâye
"Yasa, hükmüm altındaki her karış toprağı ayakta tutacak ve böylece bu diyarlar barışla kutsanacaktır." "Bu yasalar, dehşet saçıp nizamı bozan herkesin cezasını kesecektir." "İnsanlığın zayıf noktalarını alt edecek, uzayıp giden bu sınırlara barışı getireceğiz." "Gereksiz duyguları söküp atacak ve donmuş kalplerimizin atışını sürdüreceğiz." Ulaşım Bürosuna önderlik edip Snezhnaya'da yasa ve düzeni sağlamak isteyen kişi, geçmiş yüzyılların uyarılarını dinlemeli, sonra tüm duygularını ve merhametini ardında bırakarak, bir zamanlar dost bildiklerine yayını doğrultan o liderin hikayesine kulak vermelidir. Düzen ile kaosun mücadelesi, savunma ile yıkımın savaşıydı; ardından gelense eski dostların hesaplaşmasıydı. O günlerde, genç insan henüz Ulaştırma Bürosunun başına geçmemiş, soluk Fey ise Şehirleri Kül Eden'in hizmetine girmemişti. İkisi de dünyanın adaletsizliğine kahroluyor, beyhude çabalamaların yasını tutuyordu. Aynı idealleri paylaşıp birbirine denk bir kuvvete sahip oldukları için, Birbirlerinde aynı ruhu buldular. İnsanların ve Feylerin zerre kadar bile anlaşamadığı bir çağda gıpta edilesi bir durumdu. "Kaostan umut doğabilir, harabelerin üzerinde yeni binalar yükselebilir. Yıkım tamamen nedensiz değildir, amacı altından bir yeniden doğuşu getirmektir." "Ne var ki vahşet, bu ulusta onulmaz yaralar ve silinmez izler bıraktı. Bu sınırlar içinde nefes alanların yeni bir düzene ve yeni yasalara ihtiyacı var." Böylece bu diyarın izlemesi gereken ahlaki yol konusunda birbirlerinden ayrıldılar. En nihayetinde İnsanların ve Feylerin aynı idealleri paylaşması, her daim çetin bir mücadele olacaktı. Ve yollarını bir daha asla kesişmemek üzere ayırmış olsalar da düzenin adaleti, doğası gereği yıkımın vahşetiyle bir arada barınamaz. Hal böyleyken çatışma bir kaçınılmaz son oldu. Chicota'ya önderlik eden insan, yasa ve düzenin koruyucusuna dönüştü. Kar ve ayazın kalbinde bir muhafız misali nöbet tuttu, Fey ise "bilge" kimliğine bürünerek yeniden doğuş uğruna, eski kraliyetin ismini kullanarak yıkıma susamış kitleleri galeyana getiriyordu. Beyaz çiy donup kırağıya, o kırağı çözülüp yeniden çiye dönene; metal çanlar üç, ardından üç kez daha yankılanana dek böylece sürüp gitti. Tren beyaz huş ağaçlarının arasından geçerken keskin kılıç ile parlak incinin yere düşmesiyle, bu uzun ve bitmek bilmez çatışma nihayet son bulacaktı. Fey, haydutları kendine siper ederek kaçtı ancak Chicota'nın şefini atlatamadı. Yay çekildi, ok kirişe oturdu ve bir an bile duraksamadan hedefine kilitlendi; ta ki Fey, sanki bir şeyin farkına varmışçasına dönüp ona bakana dek. İnsan kendisine sormadan edemedi: Durmaksızın çarpan bu yürek, ne zaman kar ve ayaz kadar buz kesmişti? Fakat yol göstericinin düşüşü hâlâ tüm canlılığıyla gözlerinin önündeydi. Eski dostunun ne denli tehlikeli olduğunu çok iyi biliyordu. Yayla beraber gelen o sözler hâlâ kulaklarında çınlıyordu: "Bu yay Eprokin'e değil, düzenin muhafızına emanet edilmiştir." Bir insan, yüreğinde keder ve merhamet barındırmalıdır. Ama Chicota'nın lideri, hükmünü tüm canlılara egemen olan yasaya göre vermelidir. Geçmişte nice insan ömrünü durmaksızın ilerleyen trenlere adar, kendini bitmek bilmeyen kar fırtınalarına teslim ederdi. Ve yayı ile okları eline aldığında verdiği o söz, nesilden nesile her Chicota liderinin başa geçerken içtiği yemin oldu. "İnsanlığın zayıf noktalarını alt edecek, uzayıp giden bu sınırlara barışı getireceğiz." "Gereksiz duyguları söküp atacak ve donmuş kalplerimizin atışını sürdüreceğiz." "İktidarımda tevazuyu elden bırakmayayım, görevimi ifa ederken vicdanıma sadık kalayım." "Korkaklık ve kibir benden uzak olsun, bu yeminimden asla dönmeyeyim."