Kafirin Kızgın Kılıcı
Silahlar

Kafirin Kızgın Kılıcı

★★★★KılıçKritik Oranı

Seviye İstatistikleri

Seviye
Saldırı510
Kritik Oranı%27,6
Kafirin Kızgın Kılıcı — Herkesin saygı duyduğu Ateş Tanrısı'yla ilk karşılaştığında bu silahı çekti, lakin silahı son kullanışının üzerinden epey vakit geçmişti.
Türkçe

Yalnız Işığın Kutsaması

Kuşanan karakter Element Becerisini kullandığında "İlk Işığın Parıltısı" etkisini kazanır. Bu etki aktifken kuşanan karakterin katettiği mesafeyi kaydeder. Her saniye kuşanan karakter, önceki saniye katettiği mesafeye bağlı olarak %18 ila %36 Saldırı Bonusu kazanır. İlk Işığın Parıltısı 14sn sürer ve her 14 saniyede bir tetiklenebilir. Kuşanan karakter alandan ayrıldığında bu etki kaldırılır.

Kullanan Karakterler — Kılıç

Hikâye

Yeni doğan alevler henüz buharla kaynayıp taşarken ve yanıp kavrulmuş, delik deşik kaya katmanlarını yararak göğe yükselirken, hizmetkarlarını huzurundan gönderip kraliyet salonunda bir başına kaldığında, boş tahtın önünde tek dizi üzerine çökmüş vaziyetini bozdu ve doğruldu. Deri kınından çektiği kılıç o kadar uzun süredir kullanılmamıştı ki, ağzı bir zamanlar sahip olduğu keskinliği kaybetmişti. Ne var ki sahibi ona gözü gibi bakmış, onlarca yıl boyunca tek bir toz zerresinin dahi üzerinde barınmasına müsaade etmemişti. Aslında o bir kılıç ustası değildi, çünkü damarlarındaki kanın o nefret ettiği yarısı, ona sıradan ölümlülerin fersah fersah ötesinde bir kuvvet bahşetmişti. Altın dilde ustalaştığını ve gökkuşağı ışığını büyüye eşdeğer bir kudretle emri altına alabildiğini herkes bilirdi, ancak çıplak elleriyle bir ejderhayla savaşabildiğini bilen yoktu. Bu silahın eline geçiş zamanlaması da biraz tuhaftı. Onca kahraman, ejderha soyundan gelenlere ait o malum kaleyi yerle bir ettikten sonra, herkes toplanıp kemiklerin ve kırık dökük mekanizmaların arasında büyük bir ateş yaktı, birkaç kadeh devirdikten sonra da iyice ölçüyü kaçırıp atıp tutmaya başladı. "Dev canavarlara karşı en iyi silahın büyük, çift elli bir kılıç olduğunu bilmeyen yoktur! Yaratığın hareketlerini kolla ve GÜM! Şöyle okkalı bir vuruşla en sert kafatası bile yarım gün çan gibi çınlar." "Hah. Zehir uçlu oklarım o kalın derilerini yarıp kemiklerine kadar işlemeseydi, o aptal kafalarına hamle yapmayı rüyanda bile göremezdin. Zaten çoğu zaman düz yolda iki adım atmaktan bile acizsin sen!" "Bana kalırsa asıl işi, Filojiston kullanarak onları tuzağımıza çeken Ixquieh başardı. Onun sayesinde, canavar makinası askerlerinin zayıf noktaları epey bir süre apaçık ortadaydı." "Hayır abi, senin de hakkını yemeyelim şimdi. O pençe darbelerinden sıyrılmaların, havada tek elle girdap gibi dönüp attığın darbeler falan... Hatta o ejderhalardan birinin sırtına atlayıp kafasını kayalıklara geçirmedin mi sen?" "İmdat. İmdat! Biri bana bu kardeşlerin birbirlerini pohpohlamasını dinlemekten kurtulmam için bir bilet versin! Maghan'ın flüt çalmasını dinlemeyi tercih ederim." "Madem kötü bir çalgıcı olduğumu düşünüyorsun Uenuku, neden kulaklarını tıkamıyorsun, hı? Kollarını ben tutmuyorum ya." "Biliyor musunuz? Bize bir hakem lazım! İhtiyacımız olan şey tam da bu! En iyi silahı seçecek biri!" Bunun üzerine şamatacı kalabalık, bakışlarını elinde et taşıyan kızıl saçlı adama çevirdi. Gürültücü sarhoşların ağızlarına ızgara et tıkayıp seslerini kesti ve gölgelerde duran kişiye baktı. "En iyi silah demek..." Tüm silahları kullanabilen adam, haliyle herkesi tatmin edecek bir cevap veremezdi. Ancak alev saçlı adamın bakışları onu bulduğunda, "Ah," diye geçirdi içinden, "demek böyleydi." Öyle ya, ancak böyle olabilirdi. Onun en mükemmel silahı bizzat kendisiydi. Başka türlüsü düşünülebilir miydi hiç? "Sahi, bunca zamandır hep silahsız dolaştın, değil mi? Peki, ne kullanmak istersin? Ne seçersen seç... Onu en iyi silah sayacağız!" Etraftakilere saçma sapan sorular sormanın o adamın en sinir bozucu huylarından biri olduğunu ancak sonradan fark etti. Öyle ya da böyle, kararını verdi... Verdiği cevap muhtemelen yalnızca Ahpub'u ve artık o can sıkıcı soruya yanıt vermek zorunda kalmayan o adamı dört köşe etmişti. İkincisi bahsi geçen sözü yerine getirdi, ki bu gerçekten de oldukça manidar bir eylemdi: Kadim ejderhaların eserlerini eritmek için ateşler harlanmış ve bunlardan onun için keskin bir kılıç dövülmüştü. "Avlarımızdan topladığımız malzemelerden savaş silahları dövmek bizim için adettendir." "Şunu bir dene. Malzemesi ve ağırlık merkezi tamamen senin ölçülerine göre uyumlandı." O adamın bahşettiği bir silah asla yarı yolda bırakmazdı. Kendini birçok defa yem olarak kullanırdı ve afallamış düşmanlarının kellelerini bu kılıçla uçururdu. Kendisine bu kılıcı bahşeden kişi uğruna yalnızca insanlara ait bir diyar kurmaya ve elindeki bu silahı kullanarak tüm insanlık dışı sapkınları avlamaya ant içmişti. Ancak bu kılıcı savaş meydanında savurmayalı çok uzun zaman olmuştu. Zaten bu işte hiçbir zaman pek de hünerli sayılmazdı. Kızıl gözlü genç adamın henüz toy ama öfke dolu sureti, bir tanrıyı aratmayan kudretle gözlerinin önünde belirdi. Bir zamanlar sapkınları katleden o kılıç elinden sökülüp alındı, ardından tam çamura kapaklanmak üzere sendelediği sırada göğsüne saplandı. Bedeni zifiri karanlık balçığa yavaşça gömülürken, bakışları diğer grupta takılı kaldı. "Hah... Doğru ya. Şimdi anlıyorum. Zaten... Başka türlüsü de olamazdı." Gözlerini yummadan önce, bir anlığına kızıl gözlü genç adamın alevlerine çevirdi bakışlarını, ve işte bu alevleri, yıkılan sarayın köşesinden hızla süzülüp geçen, yüzüne keder çökmüş kurnaz kızıl tilkinin gölgesi sandı.

Katkılar
Kafirin Kızgın Kılıcı — Seviye İstatistikleri, Arıtma ve Yükseltme Malzemeleri | Genshin Impact Veritabanı