Girdap İlahisi
Silahlar

Girdap İlahisi

★★★★★KatalizörCan

Seviye İstatistikleri

Seviye
Saldırı542
Can%66,2
Girdap İlahisi — Mavi kalsedondan üretilmiş, adeta bir peri masalından çıkmış bir hazineye benzeyen zarif bir lamba. Söylentilere göre bu lambanın içine herkesin unuttuğu bir övgü şarkısı saklanmıştır.
Türkçe

Uyku Rondosu

İyileştirme Bonusunu %4 artırır. İyileştirme gerçekleştirirken kuşanan karakter "Vatsamonga'nın Kehanet Şarabı" etkisini kazanır: Maks. Can %4 artar; ayrıca kuşanan karakterin 40.000 üzerinde sahip olduğu her 1.000 Maks. Can başına mevcut aktif grup üyesinin Saldırısı %0,4 artar. Bu şekilde en fazla %8 Saldırı artışı kazanılabilir. Bu etki 10sn sürer ve 3 kademeye kadar birikebilir. Yakındaki bir grup üyesi bir Donma veya Yıldız Girdabı tepkimesi tetiklediğinde yukarıdaki Maks. Can ve Saldırı artışları, sonraki 5sn için %75 daha artar. Bu etkiler kuşanan karakter alanda olmasa da tetiklenebilir.

Kullanan Karakterler — Katalizör

Hikâye

Tek başına şarkı söyleyen Su İfriti, gençlik yıllarında duyduğu bu masalı hep yüreğinin en derin köşesinde saklamıştır: Evvel zaman içinde, çok ama çok uzun zaman önce, kırılan dalgaların bağrından bir çocuk dünyaya gelmiş. Bu çocuk, asaletiyle denizin kızlarını gölgede bırakacak kadar soylu ve yeryüzünde can bulan tüm varlıklardan çok daha güzelmiş. Fakat şarkı söylerkenki mest edici sesi, güzel yüzünü bile gölgede bırakırmış; dudaklarından ne zaman o kadim ilahiler dökülse, Yelken açan denizciler kendilerini girdapların derinliklerine seve seve teslim eder, donmuş denizler bile onun ezgileri karşısında çözülüp gidermiş. Derken, bu tür masallarda hep olageldiği üzere, karalardan gelen bir prens katılmış hikayeye. Dalgaların kucağında doğan, yüreği saf sevgi ve sonsuz merakla dolup taşan çocuk, prensin ardına düşerek karaya adım atmış. Ona, "Sevgili kardeşimiz, karadaki yaratıklara asla güven olmaz!" diye feryat eden ablalarının uyarılarına hiç kulak asmamış. Babasının yakarışlarına da sağır kalmış: "Yavrum, şarkılarının hayat bulacağı asıl bahçe okyanusun derinlikleridir." Ve böylece o günden sonra, şarkılarını yalnızca yakışıklı prensine, onun şanına ve bitmek bilmez ihtiraslarına adamış. Onun kudreti ve ihtişamıyla övünebilmesi uğruna, şarkılarıyla kraliyet ziyafetlerini taçlandırmış. Buna karşılık prens ona ipekler, altın sarısı cübbeler ve akik taşlar armağan etmiş. Yumuşacık kadife minderler üzerinde uyuma ayrıcalığını lütfetmiş. Onu en nadide mücevheriymişçesine üzerine titreyerek seviyormuş, hatta o görkemli saray adeta bir mücevher kutusuna dönüşmüş. Masalın tam da bu noktasında, genç Su İfriti kendinden emin bir edayla söze atıldı: "Ve o günden sonra sonsuza dek mutlu mesut yaşamışlar. İşte bütün masallar böyle biter." Fakat öyle olmamıştı. Hikayeci usulca başını iki yana salladı ve şöyle karşılık verdi: "Eğer hikaye böyle bitseydi, halkımız onu yüz koca yıl boyunca dilden dile anlatıp nesilden nesile aktarmazdı." Ve böylece genç Su İfriti, masalın alacağı o beklenmedik seyre hiç de hazır olmadan pürdikkat dinlemeye devam etti... Dalgalardan doğan çocuk sarayda kalmış ve şarkılarıyla prensin şanına şan katmayı sürdürmüş. Ne var ki prens, onun eşsiz tiz nağmelerini alkışlara boğarken bile şarkısının derinliklerinde yatan hüznü bir türlü sezemiyormuş. Zamanla şarkı söyleme becerisi giderek daha zarif bir hal almış, ancak yaklaşan felaketin uğursuz sezgisi yalnızca onun yüreğinde kök salıyormuş. Sesi her geçen gün daha da çatallanmış. Derken günün birinde, Dalgaların bağrından doğan o çocuk kendini artık insanı gözyaşlarına boğan o kadim ilahileri, hatta yüreğe dokunan tek bir ezgiyi bile söyleyemez halde bulmuş. Prens onun için kederlenmiş, ama yalnızca değerini yitirmiş paha biçilmez bir mücevhere acır gibiymiş. Sudaki kız kardeşleri ise el ele verip kıyıya çıkmış, ona seslenmiş, büründüğü o derin sessizliğin yasını tutmuşlar. "Canımız kardeşimiz, yeniden kavuş sesine, çünkü senin asıl ruhun o. Sesine bir kez daha kavuş ki köpüğe dönüşüp yitip gitmeyesin." Suyun kız kardeşleri, canlarından çok sevdikleri kız kardeşlerine kutsal bir yadigar sunmuşlar. Soydaşları bu antlaşmayı kanlarıyla mühürlemiş, rüzgar Feylerinden onu esaretten kurtarmanın sırrını öğrenmişler: "Canımız kardeşimiz, şarkın o adamın umursamazlığına ve kibrine esir düştü. Bırak o taştan kalbinin kanı aksın; bu yadigar seni ait olduğun yere, yanımıza geri getirsin." Dalgaların bağrından doğan çocuk, elinde yadigarla saraya dönmüş. Soyunun yaptığı fedakarlığı yüreğinde taşıyarak, titreyen elleriyle kılıcı uyuyan prensinin üzerine kaldırmış; ancak indireceği o darbe, dudaklarından dökülen çaresiz bir iç çekişle sönüp gitmiş. İşte böylece kadim ilahiler, o masalın alacakaranlığına karışıp bir daha duyulmamak üzere yitip gitmişler. Hikayeci usulca başını iki yana salladı, hikayenin sonunun adeta kendi kendine bir iç çekerek silinip gitmesine izin verdi. "Peki ama bu hikaye bize ne anlatmak istiyor?" diye sordu genç Su İfriti tereddüt içinde. "Hikayenin bize anlatmak istediği şu: Biz Su İfritleri, şarkımızı yalnızca onu gerçekten anlayanlar için söylemeliyiz."

Katkılar
Girdap İlahisi — Seviye İstatistikleri, Arıtma ve Yükseltme Malzemeleri | Genshin Impact Veritabanı