Gönül Yayları
Silahlar

Gönül Yayları

Nadirlik 5YayCan

Seviye İstatistikleri

Seviye
Saldırı542
Can%66,2
Gönül Yayları — Efsanevi peri yayı. İster sahnede ister savaş alanında olsun, kolaylıkla dinleyenlerin yüreğine dokunabilir.
Türkçe

Dryas Ezgisi

Kuşanan karakter Deva etkisi kazanır. Karakter 1/2/3 Deva kademesine sahip olduğunda Maks. Canı %12/%24/%40 artar. Karakter, şu koşullar karşılandığında 1 kademe kazanır: Element Becerisi kullandığında 25sn için 1 kademe, Hayat Bağı değeri arttığında 25sn için 1 kademe, iyileştirme yaptığında 20sn için 1 kademe. Kuşanan karakter savaş alanında olmasa da kademeler tetiklenebilir. Her kademenin süresi birbirinden bağımsızdır. Ayrıca aktif 3 kademe olduğunda Element Patlamasının Kritik Oranı %28 artar. 3 kademenin altına düştükten 4sn sonra bu etki kaybolur.

Kullanan Karakterler — Yay

Hikâye

Fontaine oyun yazarları yay kelimesini gönül için bir benzetme olarak kullanırlar, dolayısıyla "gönül yayları" ifadesi sıkça karşımıza çıkar. Ve tıpkı arpın yayları gibi insanın gönlü de kaderin melodisine göre renk ve ton değiştirir. "Gönül yayı" ifadesi en eski Fontaine oyunlarından biri olan "Dryas"ta geçer. Fakat buradaki "yay" ifadesi arpın yayı değil, okçuluktaki yaydır. Ana karakterin adı, Coppelius'un meşhur "Aurelius Efsanesi"ndeki aynı isimli karakterin orijinal versiyonu olan Aurelius'tur. Senaryoya göre Aurelius, Fontaine için sayısız hain ulusu ve şehri fetheden, altın gibi görkemli bir kahraman olarak onurlandırılır. Gelgelelim yazılı tarihte böyle bir insan yoktur ve genellikle tıpkı Ajax gibi bir kurgu ürünü olarak kabul edilir. Efsaneye göre Aurelius, sefere çıktığı esnada düşmanının tuzağına düşer ve ordusuyla birlikte çam ormanında kaybolur. Bir suikastçının kılıcına kurban gideceği sırada, gümüş oklar yağmur gibi yağmaya başlar. Yay kirişinin titrediği tarafa baktığında "tanrıların böyle bir güzelliği yarattığını fakat ölümlülere acıdığı için bu güzelliğin kalıbını yok ettiğini" görür. Genç kız Dryastis, Aurelius'un hayatı boyunca bir daha asla hissedemeyeceği bir yumuşaklıkla elini tutar ve onu kanlı çamların ötesine götürür. "Artık bir kişinin daha boşuna ölmesini istemiyorum. Bu sularda çok fazla keder aktı." "Senden tek bir isteğim var asil savaşçı. Bu savaşı bu topraklardan uzaklaştır." "Bu saf suları artık 'ölüm' ile kirletme. Son evimizi korumamıza yardımcı ol." Genç fatihler genelde bedenlerinin ve kalplerinin şehri süsleyen mermerler kadar sert olduğuna inanırlar. Fakat tıpkı tüm krallıkların vaktinden önce sessizliğe gömülmesi gibi, kasvetli yaylar da kahramanın şairane efsanesinin ahengini bozar... Efsanelerin binlerce yıl boyunca değişime uğraması ve tiyatroya yapılan uyarlamalar sonucunda bu hikayenin devamı da çeşitli biçimlerde anlatılmıştır. Hikayenin bazı versiyonlarında, bir zamanlar sayısız şehri ve ulusu hizaya getiren kahraman, peri kızının sözlerine kulak verir. Perinin elleriyle hediye ettiği yayı kabul eder ve birliklerinin savaştan çekilmesi için emir verir. Ancak yolda iş birlikçi hainler tarafından öldürülür ve cesedi okyanusun derinliklerine atılır. Başka hikayelerde ise ünlü Aurelius, acı verici ve bir o kadar da çıldırtıcı bir aşkın pençesine düşer ve ordusunu çam ormanına götürür. Ormanda Dryastis'i arar, onu bir kez daha görmeyi ve yanında kalması için sevgilisi yapmayı arzular. Genç kız, nehir kıyısına giderek gözyaşları içinde saf su annesine yalvarır ve onu kahramanın saplantılarından kurtarmasını ister. Tüm Suların Hanımı ona acır ve onu bir çam ağacına çevirir. Sonra, bir zamanlar Aurelius'u vuran aşk okunun gerildiği yay kirişi, tıpkı okun isabet ettiği kalp gibi parçalanır ve sessizce kızın yanına düşerek çiçek açan sayısız Yağmur Nilüferinin arasında suya gömülür. Acılı genç kahraman sudaki çiçeklere bakar ama orayı terk etmez, en sonunda da derin sulara düşer... Daha sonra gelen doğa filozofları, yaptıkları araştırmalara göre daha önce burada Dryas adında barbar bir kabilenin yaşamış olduğunu, çam ormanının adının da buradan geldiğini iddia edeceklerdir. Romantik olmayan bu tür açıklamalar tiyatroda hiçbir zaman karşılık bulamamıştır. Aurelius denizin derinliklerine gömüldü ve iradesi ile arzusu zaman içinde yok mu oldu? Yoksa yıllar sonra yeniden ortaya çıktı ve Beyaz Donanma ya da Mareşose Avcıları tarafından mı öldürüldü? Her halükarda genç kahramanın hikayesi sona erdi. Dryastis ise kaotik zamanlardan kalma bir efsane olarak kabul edildi. Aurelius'un kaderini altüst eden bu yayın sayısız defa el değiştirdikten sonra nasıl suyun derinliklerinde yaşayan birinin eline geçtiğine, daha sonra da süslenip restore edilerek nasıl o kişinin memleketindeki çocukların tiyatro gösterilerinde kullandıkları bir dekora dönüştüğüne gelince... İşte o tamamen başka bir hikaye.

Katkılar
Gönül Yayları — Seviye İstatistikleri, Arıtma ve Yükseltme Malzemeleri | Genshin Impact Veritabanı