Türkçe
Uçuşan Sivri Dişler
Yüzme sırasındaki Dayanıklılık Tüketimi %15 azalır. Bir Element Becerisi kullandıktan sonra 10sn boyunca Maks. Can %20 artar. Grubundaki her Su karakteri için Maks. Can ek %12 daha artar. Bu şekilde kazanılabilecek en fazla artış %24 olur. Bu etki 15 saniyede bir tetiklenebilir.
Kullanan Karakterler — Katalizör
Hikâye
Bir zamanlar pınarların birleştiği vadide güçlü rüzgarlar eserken, dağ gibi kocaman bir dev deniz kenarında duruyordu. Kum taşına benzeyen bedeninde yanıp kavrulan bir kalbi vardı ve oradan yükselen buhar neredeyse güneşin önünü kapatmıştı. Herkes onun Meztli kabilesinden Tupac olduğunu ve daha önce yaşamış hiç kimsenin ondan daha uzun olmadığını biliyordu. Dağlarda, denizlerde, ormanlarda ya da ovalarda, kısacası Natlan'ın hiçbir yerinde ona karşı koyabilecek biri yoktu. Bu, nadir görülen bir refah dönemiydi. Dünyanın dört bir yanında barış hüküm sürüyordu. Gölgelere bürünmüş kadim düşmanlar bile sessizliğe gömülmüştü. İnsanlar güneş ışığı altında gelişim gösterdiler ve huzura kavuştular. Kadim ve geleneksel gece devriyeleri neredeyse unutulmuştu. Gelgelelim tüm kabileler onun adını bilseler de, asi kahraman bile onunla boy ölçüşmekte zorlansa da Tupac'ın yüzü asıktı ve vahşi ruhu bir gölete hapsolmuş bir ejder gibiydi. "Kadim zamanlarda doğmalıydım. Böylece, usta Xbalanque'nin yanında durabilir ve zalim ejderlerin kafalarını koparabilirdim." "Belki de altın gözlü kraliyet bayrağını kaldırıp zalim Piton Kral'a saldıran ve insanları yıkımdan kurtaranlardan biri ben olmalıydım." "Sahip olduğum güç, bu vasatlık çağında boşa mı gidecek?" Dalgalar ayaklarına hücum etti, martı sürüleri resifleri kuşattı ve deniz esintisi şarkılar söylemeye başladı. Karada onun dengi biri olmadığı için yapabileceği tek şey, ötedeki el değmemiş denizlere göz dikmekti. Devasa bir yaratığın koca kemiklerini getirebilirse ya da geçmişten bazı hazineleri keşfedebilirse belki de boşuna yaşamamış olacaktı. Böylece, denizin hırçın dalgalarına doğru bir adım attı ve bitmek bilmeyen akıntıların onu bilinmezliğe sürüklemesine izin verdi. Önce, kadim bir bilge kral tarafından sürgüne gönderilen kanatlı bir ejderle karşılaştı ve ejderin kanatlarını rüzgara karşı bir yelken gibi kullandı. Ardından dalgaları akıntıya karşı yönlendiren balina çıktı karşısına ve balinanın kemiklerinden beyaz bir bot yaptı kendine. Daha sonra derinlerden gelen açgözlü deniz pitonunu gördü ve pitonun dişi, Tupac'ın en sağlam silahı oldu. Son olarak, denizin dibinde yaşayan devasa yılanı içkisine meze yaptıktan sonra denizin diğer ucuna ulaşabildi. "Tupac, sen ki alevli toprakların kahramanı, cesur dev, durdur artık şu kibir dalgalarını." "Suratın asık, çünkü ölüm yolu hâlâ gizli ve karanlık kapı henüz göstermedi sana kendini." "Etini ve kanını güçlendir ki demir bir zırh gibi olsun. Kaslarını ve kemiklerini güçlendir ki altın bir gürz gibi olsun." "Yüreğindeki hakikati kaybetme ve yeminini unutma, ta ki sürgünde olan eski düşmanın geri dönene kadar." Son ana gelindiğinde kudretli Tupac nihayet görevini anlamıştı. Alevlerin efendisini taşıyarak ateşin ait olduğu yere geldi. Gece Lordu'nun nasihati hâlâ kulaklarında yankılanıyordu. Onun efsanesi sonsuza dek yeryüzüne kazınacaktı ve asla diğer kadim kahramanların yanında sönük kalmayacaktı. Böylece tıpkı bir zamanlar tanrıya yemin ettiğinde olduğu gibi, ölümün kapılarının kendisine açıldığına tanıklık etti.