Türkçe
Zihinde Açan Çiçekler
Elektrik Yüklü, Ay Yüklü, Çiçeklenme, Ay Çiçeklenmesi, Kristalleşme veya Ay Kristalleşmesi tepkimeleri tetiklendiğinde 12 Element Enerjisi yenilenir ve 15sn boyunca Element Ustalığı 60 artar. Bu etki en fazla 15 saniyede bir tetiklenebilir ve kuşanan karakter savaş alanında olmasa da tetiklenebilir.
Kullanan Karakterler — Çift Elli Kılıç
Hikâye
Geceye çığlık atan ahmağın aktardığı kadim kabile geleneklerine göre yolculuğuna başlamak üzere olan torun, zanaatkarın evindeki köşede otururken ocakta kızıl alevler parlıyordu. Dağlardan gelen demirci çekicini indirdi ve ritmik seslerle kristali parçalara ayırdı. Yürümekte zorlanan ve bastonuna sıkıca tutunan ihtiyar, boştaki eliyle bir sepetin içine uzandı ve eski zamanlardan kalan bir hazine çıkardı. "Vakit geldi Akamai. Zengin bir cevher damarı veya büyük bir hazine bulacağız bu sefer, eminim!" "Evet Kau Kau, bulduğumuzda da başarılarımızı dokuma parşömenlere yazacaklar." Bir zamanlar Kaplıca Halkından gelen bu iki genç bütün Natlan'ı keşfetmeye ant içmişti. Onlar için maceralar ve zaferler, Wayob tarafından bahşedilen birer görevdi. Kalpleri ve zihinleri, gizemli adalara ve geçmiş çağlardaki kahramanlara dair hikayelerle doluydu. Bir gün genç maceracılar yürüyerek kutsal bir yolculuğa çıktı. Lakin geçmiş kahramanların efsanelerinde sıradan insanların dertlerine yer verilmez genelde ve zaten dünyadaki hazine sayısı, hevesli kaşif sayısından çok daha azdır. Çıkardıkları cevherler pek sıradandı, keşfettikleri kristallerin ise gündelik eşyalardan farkı yoktu. Ama ne fark ederdi ki? Neşeli kalmaya devam ettiler ve gece vakti yaktıkları ateşlerin ışığında topladıkları taşları incelediler. Onları bulduklarında hissettikleri duyguları ve etrafta gördüklerini konuştular. Mesela bu taş, kristallerle dolu dağlardan geçerken karşılaştıkları dev bir Tepetlizorun pençeleri arasındaydı. Bu ise doğal bir kaplıcanın kıyısında sarhoş halde yürürken onları yere düşüren acımasız bir taştı. Küllerle kaplı bu taş, yanıp kül olmuş kadim bir kasabanın sınırında uzun zamandır nöbetteydi. Ta ki bir gün oradan geçen iki gezgin, bu gri nöbetçinin dileklerini umursamadan onu yanlarına alana dek. Şimdiyse taşları döven usta her birini alıp eritirken geçmiş yeniden gün yüzüne çıkıyor ve anlatılan her anı yeniden canlanıyordu. Akamai'nin torununun atasının izinden gitmek istediğini duyduklarında malzeme olarak bu taşları kullanmaya karar verdiler. Dünyada pusu kurmuş tehlikeleri bildikleri için torunu koruyacak bir kılıç dövmek istemişlerdi. Büyük kılıç dövüldüğünde Akamai ve Kau Kau bir veda hediyesi olarak çiçeği burnunda gezgine verdiler onu. "Artık güçten düşmüş atalarının yerine geçmişin anıları eşlik etsin sana bu yolculuğunda..." "Her yeni neslin damarlarında geçmiş akar yeniden, her daim yanan ve törenlerle aktarılan söndürülemez bir ateş misali."