Gökyüzü Duvağının Açıldığı Gece
Eserler

Gökyüzü Duvağının Açıldığı Gece

★★★★★

Set Bonusları

2

2 Parça

Element Ustalığını 80 artırır.

4

4 Parça

Yakındaki grup üyeleri Ay Tepkimeleri tetiklediğinde kuşanan karakter alandaysa 4sn boyunca Ay Parıltısı: Niyet etkisi kazanır: Ay Sembolü, İlk Parıltı/Yükselen Parıltı olduğunda 4sn boyunca Kritik Oranı %15/%30 artar. Tüm grup üyelerinin Ay Tepkimesi Hasarı, üyelerin sahip olduğu farklı her Ay Parıltısı etkisi için %10 artar. Ay Parıltısı etkileri birikmez.

Türkçe

Alanlar

Parçalar

Aklın Arzu Çiçeği

Aklın Arzu Çiçeği

Yaşam Çiçeği

Bir çiçek şeklinde oyulmuş kutsal bir yadigar. Çiçek gibi açılan korkutucu bir varlığı temsil ettiği anlaşılıyor.

Hikâye

Günahkarların henüz affedilmez suçlarını işlemediği zamanlarda, yer altına inşa edilmiş dünyevi krallığın derinliklerinde... Krallığın halkı ne denizi ne de gerçek güneşi görmüştü hayatlarında. Ama güneşin ulaşamadığı bu karanlığın içinde bile yıldızların sırlarına erişmeye çalışanlar vardı. Fakat onlar yıldızlara bakmıyordu, bunun yerine gerçeği aynadaki sahte yansımaların içinde arıyorlardı. Krallığın eşsiz konumundan kaynaklı olsa gerek ki, krallığın içindeki yıldız haritalarında sık sık tuhaf olaylara rastlanırdı. Astrologlar, gerçeği keşfetme arzusunun bir yansıması olarak bu olguları "Gerçeğin Alametleri" olarak adlandırırdı. "Ayna sadece yanılsamaları gösteriyorsa, belki de gerçeğe ancak bunları delip geçtiğimizde yaklaşabiliriz." Astrologlar upuzun yıldız haritalarını inceledikten sonra bu sonuca varmıştı. Fakat o zamanın filozofları bunu anlamasa da, çoktan ebedi şeytani gökyüzündeki sonsuzluğun küçük bir parçasını görmüşlerdi... Uzun yıllar geçti, dünyevi tanrılar birer birer düştü ve bir zamanlar kızıl ayın doğduğu yerden kapkara bir güneş yükseldi. O zamanlarda bile büyük günahın ardındaki sırrı keşfedenler vardı, bu yüzden de yıldızları araştırmak yasaklandı. Tek gözlü hükümdarlarına daha iyi hizmet etmek adına yasağı aşabilen sayılı kişi vardı krallıkta. Ancak kaderin daima bir cilvesi olur. Tıpkı acemi bir keşişin farkında olmadan Apaosha'nın aynasını örten tozu temizleyip, ufku çevreleyen harikulade ışığın bir kez daha açığa çıkmasına ve o küçücük yıldız gözlem odasını bir kez daha aydınlatmasına sebep olması gibi... Karanlık Cennet öyle güzel, öyle göz kamaştırıcıydı ki... Ama bir o kadar da kirliydi. Göz açıp kapayıncaya kadar genç Rauthvangi'nin tüm düşüncelerini ve arzularını işgal etti. İşte ileride göklerin ötesindeki Hiçliğe methiyeler düzecek deli keşişin hikayesi böylece başladı...

Affedilmez Günahın Tüyü

Affedilmez Günahın Tüyü

Ölüm Tüyü

Eskiden fötr şapkalara takılan tüylü bir aksesuar. Snezhnayalı soylular ve onların gösteriş tarzlarına pek uyumlu değil.

Hikâye

Kişinin kendi makamının sınırlarını aşması halihazırda hıyanettir. Yasaklı karanlık bilgiye bulaşmak ise çok daha ağır bir suçtur. Buna rağmen Rauthvangi hiçbir zaman kendini savunmaya çalışmadı, çünkü yalnızca tek bir ışık vardı kalbinde. Mahkeme kısa süre sonra hükmünü verdi: Araştırmacı, Universitas Magistrorum'dan atılacak ve sürgün edilecekti. Onun gibi bir yabancı için sürgün, ölüm cezasından bile daha korkunçtu. Nitekim sürgün, tanrılara sırtını dönenlere layık görülen kadim bir lanetti. Yeryüzüne çıktıkları gibi hızla lanetin pençesine düşerlerdi. Böylesi bir ceza, başlı başına krallığın soylu ideallerine ihanet edildiğine ve yeraltı diyarının çöküşüne işaretti. Ancak kraliyet emirlerine karşı gelinemezdi. Üstelik Cennetin derinliklerini gördüğü için, kendisini bekleyen geleceğe artık dayanamayacağını gayet iyi biliyordu. "Ey anlamsız hayat, solup git. Hiç değilse bir anlığına da olsa gerçeğe şahitlik ettin." Rauthvangi sonunda mağaradan çıktı ve gerçek güneşe adım attı. Yine de muazzam bir acı içinde haykıran yoldaşlarının aksine, ona hiçbir şey olmadı. Sanki evrenin kudretli varlığı o anda önünde belirip, karanlığın lütfunu bahşetmek için herkesin içinden onu seçmişti. Hem sevinç hem de üzüntü içinde görevini anladı sonunda. "Dünyayı aydınlatan da, onu küle çeviren de aynı alevlerdir." "Benim kaderim ise kendini alevlerin içine atan güvelerden farksız."

Kehanetin Bedeli

Kehanetin Bedeli

Kadim Kum Taneleri

Gizemli bir güç ile hareket eden zarif bir zilli saat. Amacının zamanı göstermekten farklı olduğu anlaşılıyor.

Hikâye

Karanlık felaket henüz ulusları yutmamıştı, insanlar hâlâ son altın çağlarının tadını çıkarıyordu. Söylenene göre yıllar boyunca ulusların dört bir yanını dolaşan hikmetli ve yetenekli bir araştırmacı varmış. Çoktan tüm Rtawahist günlüklerini okumuş ve Kuzey Diyarının tüm kütüphanelerini taramıştı. Ancak en eski kayıtlarda bile bulamamış istediğini... Bu dünyaya ait olmayan, mucizevi zifiri karanlık Cenneti arıyordu. Bilinen dünyanın her köşesine ayak basmıştı, yalnızca gelişimin el değmediği çorak topraklara uğramamıştı. Nod-Krai olarak bilinen kuzeydeki uç diyardı burası. Snezhnaya Çarının burayı keşfetme ve kullanma emri vermesinin üzerinden yalnızca birkaç yıl geçmişti. Bu diyarda ne önemli araştırmacılar yaşamıştı ne de kadim bir medeniyetin kırıntıları vardı. "Tüm hayatımı boşa harcadım! Burası son durağım olacak." diye düşündü Nod-Krai'a doğru yola çıkmadan önce. "Umudum kalmadı ama şimdi pes edemem." Belki de dileği çoktan duyulduğu ve gerçekleştiği için olacak ki, uzun zamandır peşinde olduğu gerçeği bir kez daha gördü. Sonunda o zifiri karanlık Cennete açılan günah yolunu keşfetmişti. Geriye sadece rüyalarını süsleyen kapıyı kendi elleriyle açmak kalmıştı. Ne olursa olsun, nasıl bir bedel ödemesi gerekirse gereksin...

Bereket Çömleği

Bereket Çömleği

Eonotem Kadehi

Saraydaki ziyafetlerde kullanılmak için özel olarak yapılmış bir kadeh. Bir zamanlar bir tür sihir gösterisi için kullanılırmış.

Hikâye

Zapolyarny Sarayının dolambaçlı koridorlarında ziyafetlerin ve dansların sonu gelmezdi. Lüks düşkünü Fey soyluları, ziyafetlere katılmayı en önemli görevleri addederdi. Zira kaliteli bir şarabın yoğun aroması, en sert kalpleri bile yumuşatabilirdi... Ayrıca ister büyük ister küçük olsun pek çok devlet işi, genelde masadakiler çakırkeyifken karara bağlanırdı. Soyluların kendi aralarında "deli keşiş" olarak adlandırdığı Profesör Rotwang, son zamanlarda sarayda epey sık boy gösteriyordu. Bunun sebebi sadece simya ve astrolojideki ustalığı sayesinde Çar'ın gözde hizmetkarı olması ya da ilginç özdeyişleriyle odadaki herkesi kahkahaya boğması değildi. Soyluların asıl dikkatin çeken, onun hakkındaki efsanelerdi. Söylentilere göre Grandük Photius, kıskançlığından ötürü bu baş belası yılanı ortadan kaldırmaya çalışmış. Güzel mi güzel ateş suyunu ölümcül bir zehirle değiştirmiş... Fakat şaşırtıcı bir şekilde profesör, zehirden hiç etkilenmemiş. Nihayetinde Grandük, keşişin karşısında diz çöküp onun en sadık takipçisi olmuş. Başka bir hikayeye göre dönüşüm sanatında en maharetli Feylerden biri olan Filipov, bir keresinde alenen profesörün araştırmalarının karmaşık aldatmacalardan ibaret olduğunu iddia etmiş. Keşiş bu ithamlar karşısında yalnızca sakince gülümsemiş. Hemen ardından ise, herkesin gözü önünde yaslı Filipov'un rüyalarında beliren merhum karısının ruhunu çağırmış. Bu hikayeler, zamanla ziyafetin en çok konuşulan konularından biri haline gelmiş. Ama ne zaman birisi bunların gerçekliğini doğrulamaya kalksa profesör sessiz kalmış. Belki bu hikayelerin gerçek olup olmaması kimsenin umurunda değildi. Belki de yalnızca şarkılar ve danslar arasında ziyafet misafirlerini eğlendirmek için anlatılıyorlardı. Belki de yerel toplumla hiçbir bağlantısı olmayan bir yabancı, soyluların gözünde daha güvenilirdi. Tabii onlara başka konularda da yardımcı olabilse daha iyi olurdu. Ama bu oyundaki oyuncular, kendilerini bekleyen trajik sonu nasıl öngörebilirdi?

Kadersizin Tacı

Kadersizin Tacı

Logos Tacı

Bir günahkarın taktığı model temel alınarak yapılmış bir taç. Belki birilerinin kalbinde aşk ve günah aynı kaynaktan geliyordur.

Hikâye

Kuzey rüzgarları, kadim uç diyarlara yeni olanaklar ve medeniyet getirdi. Heybetli ağaçların düştüğü yerlerden şehirler, limanlar ve fabrikalar yükseldi. Ancak bu refahın göründüğü gibi olmadığını yalnızca Çar'ın en sevdiği hizmetkarları biliyordu. Feylerin hükümdarı, ışığa çıktığı takdirde mevcut düzenin asla müsaade etmeyeceği, cüretkar bir entrika planlıyordu. "Bana sorarsanız Majesteleri Çar istese gözünü daha yükseklere doğrultabilir." "İyiliğin zincirleriyle yeryüzüne bağlanmıştı ve bir kez olsun yıldızlara bakmadı." "Böylesine yüce bir kudrete sahip olmasına rağmen yalnızca ayın altındaki tüm canlıların hükümdarı olmak istedi." "Gerçek ebedi cennetin, gökyüzü duvağının ardında saklı olduğunu bilmiyordu." Çar'ın elçisi olan deli keşiş, gizli bir görev için Nod-Krai'a geldi. Saklı hazineyi bulan kişinin, dünyayı alaşağı edecek bir güce sahip olacağı söyleniyordu. Ancak bu gücü dünyayı kurtarmak için değil, kendi amaçlarına hizmet etsin diye istiyordu. "Aptal ve gelip geçici fanilere bir bakın, hızla yok olan bu yanılsama dünyası kadar umutsuz hepsi." "Hayatta kalmaya layık olanlar yalnızca benim gibi yüce lütuf tarafından seçilenlerdir." "Sonsuz samsara döngüsünde kaybolmaktansa büyük bir amaç uğruna kendini feda edip özgürlüğe kavuşmak daha iyidir." "Anlamsız melankoliyi bir kenara bırak Reed Miller, kader seni ve beni seçti." "Gel, beni takip et. Yok olmak dünyanın kaderinde olsa da, biz göklerin kabuğundan çıkacağız!"

Katkılar