Yıldırım Tacı
Logos Tacı
Kadim zamanlarda kurban adamakla görevli kişiler tarafından takılan bir taç. Her yıl, gök gürültüsünün çağrısına kulak verdiği için oldukça dayanıklı hale gelmiş.
Hikâye
Derler ki, bir zamanlar yeryüzündeki insanlar, göklerden gelen vahiyleri doğrudan duyabiliyormuş. O zamanlar tanrıların elçileri, cahil insanlar arasında yürürdü. Gökten ilk yıldırımın düşmesiyle sular kurudu. İnsanlar sonsuz bilgelikten yararlandı ve o bilgelik de nimetleri oldu. Refahları, gurur ve hırsla birlikte sorgulayabilecek aklı da beraberinde getirdi. Böylece göklerin hükmünü sorguladılar ve tanrıların bahçesine girmeyi planladılar. İnsanlara ilahi sevgi, refah ve bilgelik vaat eden göklerin elçileri öfkeye kapıldı. Sonsuzluğu sorgulamak yasaktı. Yeryüzünün, gökyüzüne meydan okuması affedilmezdi. Beyaz dallı tacı takan başrahip, ilahi elçileri memnun etmek üzere yola koyuldu. Derinliklere dalarak kadim başkentteki gümüş ağacın saklı bilgeliğini aradı.